Ekonomi dünyasında iz bırakan güneş enerjili uçak Solar Impulse 2, son yolculuğuna okyanusun derinliklerinde veda etti. Tarihi bir dünya turu gerçekleştiren ve insansız platforma dönüştürülen bu efsanevi hava aracı, askeri görev sırasında beklenmedik bir fırtınayla karşılaştı ve denizlere gömüldü. Müzelerde sergilenmesi planlanan uçak, beklenmedik bir şekilde okyanusun dibine karıştı.
Yusuf Arslan’ın 15 Mayıs 2026 tarihli haberine göre, Solar Impulse 2, tarihin en önemli havacılık araçlarından biri olarak kabul ediliyordu. Yakıtsız uçabilme yeteneği sayesinde tüm dünyayı etkileyen bu devasa uçak, son yıllarda üstlendiği askeri görevler sırasında fırtınaya yakalandı. Skydweller Aero tarafından insansız bir test platformuna dönüştürülen uçak, son görevinde etkileyici bir performans sergiledi.
Florida açıklarında meydana gelen şiddetli hava koşulları, Solar Impulse 2’nin müzede sergilenme hayalini suya düşürdü. Sekiz gün boyunca havada kalarak hem insanlı hem de insansız güneş enerjili uçuş rekorunu kıran uçak, enerji rezervlerinin tükenmesi nedeniyle kontrollü iniş yapmasına rağmen okyanusun derinliklerine gömüldü. Uçak, son yolculuğunda sadece bir test aracı olarak değil, aynı zamanda operasyonel bir güç olarak da görev yaptı.
ABD Donanması’nın düzenlediği geniş kapsamlı tatbikatta yer alan Solar Impulse 2, uyuşturucu trafiğini izlemekten deniz güvenliğine katkıda bulunmaya kadar çeşitli görevleri başarıyla tamamladı. Dört gün boyunca kesintisiz uçabilen bu dev dron, üzerindeki termal kameralar sayesinde denizdeki her hareketi anbean takip etti ve savaş gemileri ile iş birliği yaparak deniz güvenliği operasyonlarında kritik rol oynadı.
Ancak, havada kalarak rekor kırdığı dönemde karşılaştığı ekstrem hava koşulları, uçağın sınırlarını zorladı. Normal yükseklik hızının çok üzerinde seyreden dikey hava akımları, uçak sistemlerinin aşırı güç tüketmesine neden oldu. Yetkililer, uçağın gövdesinin batmaz yapıda olmaması nedeniyle kurtarılmasının mümkün olmadığını belirtti.
Müzede sergilenme hayali okyanusun dibinde sona ermiş olsa da, bu uçuş sırasında elde edilen veriler, gelecekteki dayanıklı havacılık teknolojileri için önemli bir temel oluşturacak.